by Merve Erkurt

Biraz Maastricht & Sevdigim dukkanlar – Taart

Cumartesi tum gun evdeydik, Pazar sabahi da gunesi gorunce disari attik kendimizi! Ancak gunes bu mevsimde hic bir yeri isitmiyor sevgili dostlar, hava uc dereceydi… Maastricht, Avrupa`da Pazar gunu acik bulabileceginiz nadir sehirlerden biri, donem olarak da Christmas`a sayili gunler kaldi tabii… Hal boyle olunca, park yeri bulmak da zorlandik. Neyse ardindan, Mini Market aktivitesine katildik, tasarimcilarin, pahali tasarimlarina bakip biraz isindiktan sonra Maastricht`teki kalabaligin icine daldik. Dolastik, usuduk. Usuduk, dolastik! … Ardindan.. Read More

En guzel Jazz Konseri – Karsu Donmez

Iki gun once Maastricht´te, Karsu Donmez´in konserindeydik. Benim gittigim en guzel, en sikilmadan gecirdigim jazz konseriydi. Turkiye`de ya da her hangi bir ulkede karsiniza cikarsa, dusunmeden gidin derim… Karsu Donmez kim derseniz: Daha 7 yaşında, gurbetçi olan ailesinin araba almak için biriktirdikleri para ile karsu’ya piyano almaları ile Karsu(Hatayìn Karsu koyunden oldugu icin, adini Karsu koymus ailesi) ilk piyanosuna kavuştuğunda, hemen piyano dersleri almaya başlar. Annesi ve babasının Türk olması ve geleneksel Türk.. Read More

Milano!

Normalde ucuz diye onceden aldigimiz biletler, ne yazik ki fazla ilgi gormuyor, neden mi? Hep daha onemli bir is cikiyor, o hafta mesailerde cok yorulmus olabiliyoruz ya da zor geliyor ucaklara binmek, oradan oraya pasaporttur, vizedir ugrasmak, hele ki o arada bir de mevsim degisiyorsa vay halimize!… Biz uzun zamandir kendi takviminde kosturan insanlar olmustuk, bogulmustuk! O yuzden bu uc gunluk Milano tatilini buyuk bir heyecanla bekliyorduk, gerci sabahin korunde ucaga binmek biraz.. Read More

Sevdigim dukkanlar – Karabatak

Karabatak, kalabaliklari yararak yaptigimiz kisa bir Eminonu gezintisinden sonra ilac gibi geldi! Hamdi`nin kebaplarini coktaan eritmistik (ya da biz oyle saniyorduk). Sira yorgunluk kahvelerimizi hupletmekteydi… Kismet Karakoy Karabatak`a imis! Sakin sohbetler icin bence cok guzel bir mekan… Giderseniz sooyle sokaga bakan bir masaya oturun, zaten cevredeki insanlari izerken zaman nasil gececek inanin anlamayacaksiniz:)

Sevdigim dukkanlar – Ara Cafe

Masumiyet Muzesi`nden cikmistik, o duygusal yogunluk ile gidip bir yere yigilmak istedik…  Ara café`ye gittik. Ne zaman gitsek Ara Café`ye, kucuk bir masada oturmus, mesgul bir Ara Guler gorurduk… Hic yanina gitmedik! Hatta garsonlara sormustuk, gitsek yanina ne olur, nasil tepki verir diye… Garsonlar milyon kez teyid etti bu adamin nasil aksi bir ihtiyar oldugunu:) Bir yil once Bruksel`e gelen sergiyi kacirmistim, e ustune adamcagiz hasta oldu, hastahanelerde yatti falan filan… Zaman daralmisti.. Read More