Gecen Cumartesi secimlerin heyecani yureklerimizi sikistirirken, guzel havayi firsat bilip kendimizi sokaklara vurduk.. 2010`dan beri buralarda yasiyoruz, ama bu sevimli sehri gormezden gelmisiz, Antwerp`e hic yolumuz dusmemis!

Gecen onca zamana yazik olmus bence:)

Belcika`nin Bruksel`den sonra en buyuk sehriymis Antwerp… Bruksel`in aksine, turist kalabaligindan uzak, sanat ile ic ice, bir Belcika sehriymis burasi!

Sabahin ilk saatlerinde Antwerp`e ulastigimizda, gune guzel bir Turk kahvaltisi ile Merhaba diyelim istedik… Gunun surprizi Simit Sarayi, gevrek simitleri, demli cay kokusuna karismis, miis gibi pogacalariyla zaten bekledigimizden fazlasini vermisti bize…

Guzel bir kahvaltinin ardindan, sirtimizi verdik tarihi tren istasyonuna ve Antwerp`i kesfetmeye basladik… Baharin tum renkleri sokaklara dokulmusken, guzel fotograflar cektik, nefis dukkanlara girdik…

Eger her hangi bir sebeple Belcika`ya gelirseniz, burayi es gecmeyin, ugrayin!

Son olarak Antwerp gezinizde, Rubens`in saray yavrusu evini ziyaret etmeyi de unutmayin derim 🙂