Boston`da yasayan Amerikali bir arkadasim, gercek New York icin Greenwich Village`a gitmelisin demisti ya da Brooklyn`e. Dedigini yaptik, her turistin gormeden donmedigi yerleri tavaf ettikten sonra, tatilin asil keyif veren kismina geldik: Sehri, o sehirde yasayanlar gibi yasamak! En azindan bunun icin gayret gostermek…

Village bolgesini o kadar cok sevdik ki, bir kac kez bilerek ve isteyerek ziyaret ettik o sokaklari, genis caddeleri. Yolumuz bir sekilde hep oraya cikti… Buyuk yapilardan, sehrin kesmekesinden yorulursaniz, sakin bir gun icin bu postta bahsedecegim yerleri severek gezebilirsiniz….

Bizim New Yorker gunlerimizden ilki high line ile basladi, erguvanlar icinde baharin tadini cikarip, ardindan Chelsea Market`de karnimiz zil calana kadar gezdik. Burasi yiyecek, icecek acisindan bir vaha! Bir cok farkli sey var, elbet biri dikkatinizi cekecektir ancak benim onerim istakoz yemeniz yonunde! Amaan ne istakozu demeyin! Zira hem fiyatlar cok uygun hem de gercekten lezzetli! Biraz sira beklemek zorunda kalabilirsiniz ancak sakin vazgecmeyin!

Ardindan Hudson Park`da Blue Bottle`dan aldigimiz kahveleri yudumlayip gunesin tadini cikarmistik biz… Iste orada takim elbisesi ile gelip, cantasindan hamagini cikaran, bir guzel agaca baglayan, icine yerlesip kitabini okuyan adam en basarili New Yorker idi bizim icin!:) Boyle bir seyi Times Square`de goremezdik buna eminim:)

Ardindan Meatpacking District, Bleecker Street, Greenwich Village civarinda gunu sondurduk. Bleecker Street`i biz gercekten cok sevdik, Amerika`nin ihtisamindan, hasmetinden uzak, Avrupa`dan koparilmis bir sayfa gibiydi! Sokaklarda satilan kitaplari karistirmak, eski plak dukkanlarindan gelen muzige eslik etmek… Hatta sokakta bol tezahuratli bir kac basket macina sahit olmak… Heyecanli kosusturmalar… lezzetli atistirmaliklar, hepsi cok keyifliydi.

Sex and the City icin onemli bir nokta olan Bleecker Street`de dolasirken Magnolia Bakery`den alinmis, Banana Pudding`inizi yakin bir parkta kimseye aldirmadan kasiklamayi da unutmayin:)

Yine baska bir New York sabahinda size onerim Union Square! Organik urunlerin satildigi pazari gezmelisiniz, aldiginiz lezzetli urunleri Union Park`ta huplettikten sonra devasa Barneys and Noble da kendinizi kaybetmeniz en guzeli… Barneys and Noble benim cok merak ettigim bir kitapciydi, neden mi? Zira en cok sevdigim film, You`ve got mail `da adi gecen FOX Kitapevi, aslinda Barneys and Noble u simgeliyor. Daha sonra Barneys and Noble kendi adinin kullanilmasini istemeyince, adini Fox olarak degistiriyorlar. Kosedeki kitapci ise Flatiron`un dibindeki minik bir kitapcidan esinlenilmis.

Gezilesi diger semt ise gune baslamak icin olmasada alisverise doyacaginiz, ‘lokal bir aksamustu’ icin ideal, Soho! Ayrica benim icin burayi ozel kilan Anne Hathaway´i burada alisveris yaparken gormem oldu!