Cok uluslu sirketlerde calisinca bir cok ulkenin insaniyla kaynasiyorsunuz ve aslinda bir yerden sonra sizi ayiran hic bir seyin olmadigini goruyorsunuz!
Portekiz, bu ulkelerden belki de en basinda geliyor bizim icin… Bu yuzden, anlatilanlara daha fazla kayitsiz kalamayip, elimize tutusturulan tavsiyelerle, dostlarimizin memleketini ziyaret etmek istedik.

Oncelikle Porto`ya gittik. Porto cok kucuk bir sahil sehri. Genis koprulerin boldugu sehrin, bir yakasi sadece sarap fabrikalari ile dolu, diger yakasi ise kucuk, eski binalarla cevrili. Eger Portekiz`e gitmek gibi bir planiniz varsa, Porto`ya cok zaman ayirmaniza gerek yok,sehrin altini ustune getirmek icin bir gun gayet yeterli! Burada piri piri soslu meshur tavuklardan yiyebilirsiniz. Biz Restaurante Pedro dos Frangos`a gitmistik, cok da memnun kaldik, tavsiye ederim ancak sosu cok kacirmayin zira haddinden fazla aci! Beni kotu anmanizi istemem…

Bir aksamustu kahvesi icin Café Majestic iyi bir adres olabilir… Bafina ve Prego icin kafaniza gore takilabilirsiniz bence, zira her yerde karsiniza cikiyor… Francesinha´yi da deneyebilirsiniz, burada saydiklarima alternatif olarak… Yani en azindan aklinizda kalmamis olur, zira biz cok begenmedik. Majestic haricinde bu soyledigim tum dukkanlar esnaf lokantasi tadinda! Amaan yemegimi yiyeyim de sooyle bi keyif yapayim gibi seyler dusunmeyin, yanilirsiniz!

Porto`da sakin ve bol Tawny`li bir gunun ardindan kisa bir tren yolculugu yapip Lizbon`a ayak bastik.

Lizbon`da her sokak ayri bir surprizle dolu… Duvarlardaki cizimler, binalarin seramikleri… bu sehri fazlasiyla fotojenik yapiyor… Korna sesleri, yol insaatlari derken, dar sokaklara dalip Alfama`yi buluyoruz, sokaklarda top oynayan cocuklarla, taze meyve ve sarap satan kucuk dukkanlarin ic ice oldugu, temiz camasirlarin serildigi o dar sokaklarda airbnb`den ayarladigimiz, kalacagimiz yerin adresini buluyoruz, oraya varmadan bir kac saniye once baska bir evin kapisina asik oluyorum, ferforje kapinin uzerinde kucuk kucuk saksilar asilmis, renkli ampuller ve tullerle suslenmis sokak, bir avluya bakiyor… Bir kac fotografini cekip Susanna `yi beklemek uzere yola koyuluyoruz. Susanna bizi bulamiyor, cunku biz yanlis yerde dikiliyormusuz:) Cunku asil kapi numarasi o begendigim kapida oylece duruyor! Lizbon`a bu guzel jesti icin reveransimi yapiyor ve devam ediyorum…

Kucuk mustakil evimize geciyoruz. Susanna o kadar cana yakin ki, sanki uzun zamandir gormedigimiz bir arkadasimiz gibi davraniyor bize. Cok ac oldugumuzu gorunce, bizi hep gittigi bir restorana goturuyor. Garson ile bir seyler konusuyorlar ve Susanna bizden ayriliyor.

Gittigimiz restoran daha iyisini yiyene dek benim deniz mahsulleri konusunda favorim olacak! Mutlaka denemelisiniz! Alpendre
Bu guzel ve guzel oldugu kadar da ucuz ziyafetin ardindan, tok midelerimizi vuruyoruz yollara… Aslinda ilk gun neredeyse gezilecek bir cok yeri bitiriyoruz Lizbon`da.. Donus icin elbette bir planimiz var! Aksam Fado dinleyip Vol`un dogum gununu kutluyoruz, paralelde denizden cikan her canliyi acimadan midelerimize indirdigimiz dogrudur!:)