New York yazilari cok uzun zaman once yazildi aslinda, ama gecenlerde elime gecen bu kartpostallara bakip, bu postu gec de olsa yazmam gerektigini dusundum…

Fotografa bakmayi, fotografi cekmek kadar cok sevenlerin hosuna gidecekti cunku biliyordum!

New York`a gitmek icin sayili gunumuz kalmisken, nerelere gitsek, hangi muzede hangi sergi var seklindeki arastirmalarimin birinde Robert Capa ile kesisti yollarimiz! (Kendisini Aytul sayesinde bilmis, ogrenmis, sevmis bir insanim ve biliyorum ki bir cok insan benim kadar sansli degil, bir kez daha bana sevmeye gec kaldigim seyleri isaret eden arkadasima tesekkurler zira Aytul ile basladim fotograf cekmeye ben…)

Bendeki tam anlamiyla amator sansi! Yillar once Paris`e ilk gidisimde de Cartier Bresson fotograf sergisini yakalamis, Louvre`dan daha cok o sergi icin heyecanlanmistim.

Bitmesine son iki gun kala yakaladigim sergiyi yagmurlu bir New York gununde gezdik Vol ile! Robert Capa`nin renkli baskilari cok mutlu etti bizi, zira ben kendisini her seyden cok cektigi savas fotograflari ile sevmistim ama gorduklerim karsisinda sevgim katlandi! Yillar oncesinin baskisi, bir Steve Mccurry fotografi kadar kanli canli karsimdaydi!

Imkaniniz olursa gorun bu sergiyi, cok seveceksiniz!!

(Bilmeyenler icin: Robert Capa)