Bugün çok mutlu uyandım:) Çünkü yarın cuma, ve Vol yarım gün çalışıyor…Bu sabah 07:00’de kalkıp O’na kahvaltı hazırladım, tam anneler gibi:) Sonra oturdum biraz blog yazdım ve dışarı çıktım. Kendimi erkenden sokaklara atmamın sebebi erken saatte meydana pazar benzeri bir şey kuruluyor, onu kaçırmayayım diye…
Pazarın iki kısmı var, biri bizim Türkiye’deki gibi yiyecek pazarı, diğeri ise çiçek pazarı…Güzel güzel gezdim, evimiz için alacağım çiçek cinslerini seçtim, orkidelerin 3Euro olmasına şaşırdım filan…Sonra Tinto’ya oturdum, kahve içtim ve alevli bir creme brulee yedim. Minik pembe not defterime küçük notlar aldım ve Vol’un bana atadığı ektiripüften(!) işlere eğildim. Sonrasında Yürüyereeek fakirhanemize döndüm.
Bu pazar gibi bir pazar daha kuruluyor, o ise pazar günleri.. Tamamen antika eşya satılıyor. Ama içler acısı, yani ben öyle eski şeyleri görünce, “kimbilir kime aitti?” den başlayarak torunlarına kadar düşünmeye başlıyorum 🙁 Bu da üzücü oluyor…