Bu hafta tamamen yorucu bir haftaydı…Koşturmacası bol, telaşeli…Darmstadt’a gidip Mehtap ablaları aldık, tüm hafta boyunca şirin Tarık ile birlikteydik…
Bu hafta da onları evlerine geri götürdük…Birazcık etrafı keşfettik.
Gezerken küçük bir organik pazar gördük, muhteşemdi!! Alternatif tipler vardı hep çevrede, yuvarlak kemik gözlükler, mühendis botu diye tabir ettiğim trekking botları ayaklarında, gözlerde o esrarengiz bakışlar…Önlerinde ise topraklı soğanlar, ev yapımı reçeller, likörler…Çok tatlıydılar! Sadece elma ile ilgilenen bir standın önünde durup, daha dün sıkılmış olan lezzetli elma suyundan içtik, tekrar gelmek üzere ayrıldık bu sevimli yerden…
Bu arada şunu anladıkki; Almanya Belçika’ya göre ciddi anlamda ucuz, fiyatlar resmen yarı yarıya fark ediyor ve en önemli artısı da cheesecake in her yerde taze/dondurulmuş olarak bulunması:)
Şu birkaç gün ise canla başla temizlik yaptık Vol ile…Çamaşır yıkadık, buzdolabını temizledik, yeri göğü sildik süpürdük…Çok yorulduk haliyle:(
Şimdi, tatil heyecanı, dil okulları kayıtları, master başvuruları gibi şeylerle uğraşıp durmaktayım…Bu yıl biraz daha yoğun geçecek gibi…
Tatil konusunda saolsun ryanair, bavul hazırlama fikrini ortadan kaldırıyor; her şeye minimalist yaklaşmamızı sağlıyor bir açıdan:)) Küçücük bir çantaya temel ihtiyaçların dışında ne koyabilirsinki;)